Kuşbakışı- 15 Temmuz

Mehmet Nazif Ersoy

        Kimse Sanmasın ki Fetö bana vurmadı. Bu memlekette ve  dâhi bu ülkede;  Fetö'nün  direk  ya da  dolaylı  vurup   etkilemediği  aile  yok sayılır. Zirâ; özellikle 17/25  öncesi çocuğu okuyan,sohbetine  giden,bankaya para yatırmış   olan,  zekatını veren, kurban bağışlayan     belki milyonlarca insan vardı. Fetönün gerçek yüzünü idrak edememiş ekseriyet-i mutlaka,  aşk sarhoşu gibiydiler adetâ. 17/25 Aralık sonrası  bir kısmı  siyâsi çıkarları için, bir kısmı korkudan, bir kısmı da milli duygularla geri  adım attı. Bu yapıyla bağını kopardı.  Ancak, kendi çıktıysa oğlu, oğlu çıktıysa bir başka akrabası ya da aileden her hangi bir yakını devam etti.Ve nihayetinde 15 Temmuzun kanlı ve kirli elleriyle  çok ocaklar yandı. Ülkeye verilen tahribat,  şehitler, gaziler ihraçlar, açığa alınmalar, tutuklamalar gözaltılar,  derken herkesin bir yakını bu  şer odaklarının kanlı tuzağından hissesini aldı.

      Lâkin olaya bir de  başka pencereden bakalım. Biliriz ki  hiçbir şey ilâhi adalet ve ilahi takdirin ötesinde  hareket etmez.Acaba Müslüman olarak ve  kendilerini  ehl-i  cemaat  diye adlandırılan kesimlerin top yekûnunda ne gibi kusurlar vardı da Allah belki de bu  cezayı büyük bir ekseriyete  kesti.Maddi açıdan refaha ermiş,15 yıl evveline  kıyasla  çağ atlamış bir  ülke ve maddi bakımdan   daha güzel  geçinen , güzel  otomobillere binen, daha güzel evlerde oturan  insanlar olduk. Yine manêvi açıdan  her cemaatin  istediği şekilde  kendilerine  göre  hizmet yapabilme serbestliği  zuhûr oldu. 28 Şubat sürecinden geçen bir ülkede  kısa  süre içinde  toplum  manevi  rahatlığı da görmeye başladı. Paralel yapılanma, nam-ı diğer Fetö dahil her cemaat  istediği şekilde bu ülkede   atını oynattı. İstediği  serbestlikte  kendilerine  göre hizmetlerini yapabilme  hürriyetine kavuştu. Ancak gelin görün ki maddî manevî  rahata  ermiş bir ülkede  Müslümanlar olarak ve  ehl-i cemâât olarak kim ne kadar hakkını  verdi.Modern çağda  sekülerizm denilen ,yani dünyevileşme  hastalığına  toplum olarak yakalandığımız  gibi cemaatlerde  bu hastalıktan hissesini aldı. Yozlaşan  toplum, israf, müslüman ve cemaat kimliğine aykırı yaşantı  kendini  bâriz bir şekilde hirmeye başladı. Tenzih ederiz  samimi ve inandığı  gibi yaşayan tüm müslümanları .Fetvaya  gelince mangalda kül bırakmayan bizler  yaşantıya gelince  ecnebiden farkımız  olmadığını  gördük. Eee kusura bakmayalım,bunca  ikram, bunca lütuf, her açıdan kalkınan bir  Türkiye ve manevi rahatlık karşısında  bozulur ve kimliğimizi  temsil edemezsek Allah bunun hesabını sorar ve  sordu da.

     Her ne kadar Fetöyle intisabı olanlar  etkilenmiş gibi görünse de   aslında tüm Müslümanlar  bu mânevi  tokada maruz  kalmıştır. Eş, dost, hısım, akraba, arkadaş, komşu, iş arkadaşı  cihetiyle bakıldığında  bulaşmayan  aile yoktur. Velhasıl , 15 Temmuzun maddi cephesinde ihanet vardır, sorumlusu Fetödür. Manevi cephesinde  ekseriyet-i mutlaka vardır, sorumlusu  mu ? Herkes kendini  sorgulasın vesselam...

banner487

banner487