İnsülin İnjeksiyonuna Alternatif: Ağızdan Solunum Yolu İle Alınabilen İnsülin

 Diyabet tedavisinde gün geçtikçe yeni seçenekler ortaya çıkıyor. Pankreastan salgılanan insülin hormonu eksikliği olan tip 1 diyabet hastalarının ömür boyu insülin kullanması gerekiyor, bunun yanı sıra insülin direncinin sebep olduğu tip 2 diyabette de çoğu hasta hayatının bir kısmında insülin kullanmak zorunda kalıyor. İnsülin kalem seklinde ucunda küçük bir iğne olan şırıngalar ile kullanılabildiği gibi enjektör ile de cilt altına enjekte edilebiliyor. Ayrıca insülin pompaları ve yapay pankreas cihazı içerisinde likit formda kullanılabiliyor.

İnsülin İnjeksiyonuna Alternatif: Ağızdan Solunum Yolu İle Alınabilen İnsülin

 

Sizler için son zamanlarda Amerika’da yaygınlaşan ağızdan solunum yolu ile alınan insülini araştırdım. Amerikan’da geçen ay Diabetes Technology & Therapeutics Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmaya göre yemeklerden sonra artan kan şekerini düzenlemekte enjekte edilen insüline göre ağızdan solunum yolu ile alınan insülin daha etkili oldu. Bu çalışmanın detaylarını öğrenmek için araştırmacısı Colorado Üniversitesi öğretim üyesi Barbara Davis Diyabet merkezinden Dr. Halis Kaan Aktürk ile konuştum.

Yemek Sonrası Artan Kan Şekeri Neden Büyük Bir Sorun?

Diyabet hastalarında özellikle yemek sonrası artan kan şekeri uzun vadede yüksek kan şekerine bağlı sorunlara büyük katkı sağlıyor. Yemek için kullanılması gereken insülinler yeterince hızlı değil bu yüzden büyük oranda yemek sonrası birkaç saat kan şekeri ciddi oranda yüksek kalabiliyor. Yemek için kullanılan insülinler yemeklerden önce alınması gerektiği için bazen unutulabiliyor ya da yemekten sonra alınabiliyor. Bu da riskli olabilecek ani bir kan şekeri artışı ya da azalmasına neden olabiliyor.

İnsülin Nasıl Ağızdan Alınıyor?

İnsülin ağızdan sindirim yolu ile alınamadığı için enjekte ediliyor. Bu yöntem ile özel üretilmiş bir insülin ağızdan solunum yolu ile alınıyor. Aynı astım ve KOAH gibi hastalıklarda, hastaların ağızdan kullandıkları inhaler benzeri bir cihaz ile derin bir nefes ile içeri çekiliyor ve hızlıca akciğerlerden kana karışıyor. Enjeksiyon ile alınan insüline göre çok daha hızlı kana karıştığı için, insülin kullanan hastalarda özellikle yemek sonrası kan şekeri kontrolünde avantaj sağlanıyor. Maalesef, şu anki enjekte edilebilen insülinlerin yemekten 15-20 dakika önce yapılması gerekiyor, hâlbuki ağızdan alınan insülin yemekle aynı anda kullanılabiliyor.

Ağızdan Solunum Yolu İle Alınan Bu İnsülini Herkes Kullanabilir Mi?

Enjeksiyon sayısını azaltmak isteyen, iğnelerden hoşlanmayan hastalar inhaler insülini deneyebilir. Yemekler ile birlikte insülin kullanan tüm erişkin tip 1 ve 2 diyabet hastaları kullanabilir. Şu an için sadece kısa etkili insülin yani yemeklerle kullanılan insülinlerin yerine kullanılabiliyor, uzun etkili insülinlerin yerine kullanılabilecek bir formu bulunmuyor. Astım, KOAH, akciğer kanseri gibi bilinen bir solunum yolu hastalığı olanlar bu tip insülini kullanamaz. Ayrıca, ilgilenen hastalara bu tedaviye başlamadan önce, küçük bir cihaza üfleyerek akciğerlerinin yeterince iyi çalıştığını test eden 2 dakikalık küçük bir test yapıyoruz. Bu insülinin kullanılabilmesi için normal bir akciğer kapasitesine sahip olmak gerekiyor, ayrıca insülin pompası ya da yapay pankreas kullanan hastalarda da önermiyoruz.

Çalışmanızın Başlıca Sonuçlarını Kısaca Anlatır Mısınız?

Amerika’da birkaç yıldır kullanımda olan ancak son zamanlarda kullanımı yoğunlaşan bu insülini enjekte edilen insülin ile Amerika’da 5 ayrı merkezde 60 tip 1 diyabet hastası üzerinde kıyasladık. Bir aylık bu çalışma sonunda, yemekler ile birlikte kullanılan enjekte edilen insülinlerle karşılaştırıldığında etkisinin daha hızlı başlaması ve daha kısa sürmesi nedeniyle hastaların yemek sonrası kan şekerini, artan bir hipoglisemi (kontrolsüz kan şekeri düşüşü) riski olmadan daha iyi kontrol edebildiğini gösterdik. Fatıma Esra Öz’ün Haberi

 

 

banner487

banner487


Evde Pişirdim Ev Yemekleri Aksaray Yemek flf motor enerji bilişim ltd. şti. sınırsız enerji web sayfası ozon cihazı sanitasyon